İdare hukukunun en kritik ve hassas alanlarından biri idarenin takdir yetkisidir. Günümüzün karmaşık ve hızlı değişen toplumsal yapısında, kanun koyucunun her somut olaya uygulanacak kuralları önceden en ince ayrıntısına kadar belirlemesi imkânsızdır. Bu durum, kamu hizmetlerinin aksamadan yürütülebilmesi amacıyla idareye belirli bir hareket serbestisi tanınması ihtiyacını doğurmuştur. İşte bu hareket serbestisi, hukuk dilinde "idarenin takdir yetkisi" olarak adlandırılır. İd
Kıyı Kullanımı Herkese Açıktır Anayasa’nın 43. Maddesinde Kıyılardan Yararlanma şu şekilde tanımlanır: “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun amacı çerçevesinde kıyıların kullanımı şu şekilde tanımlanır: “ Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı
Primus: Eşitler arasında birinci, aynı rütbe, makam veya mevkiye sahip kimseler arasında en kıdemli olanı belirtmek amacıyla kullanılan bir terimdir. Latince aynı anlama gelen primus inter pares teriminden türemiştir.